Her Çocuk Öğrenebilir: Tam Öğrenme Felsefesi
Tam Öğrenme Modeli, eğitimci Benjamin Bloom tarafından geliştirilen ve 'gerekli zaman ve uygun öğrenme koşulları sağlandığında, hemen hemen her çocuğun her şeyi öğrenebileceği' ilkesine dayanan bir modeldir. Geleneksel eğitim sistemindeki 'bazı öğrenciler başarılı olur, bazıları başarısız' anlayışını reddeder. Bu modelde öğrenci başarısızlığı değil, öğretim sürecinin eksikliği sorgulanır. Özellikle disleksi gibi öğrenme farklılığı olan çocuklarda, bu modelin uygulanması öğrencinin akademik özgüvenini yeniden kazanması için son derece kritiktir. Çünkü her çocuk kendi hızında ve kendi öğrenme stiliyle ilerleme hakkına sahiptir.
Modelin Uygulanış Aşamaları
Tam öğrenme sürecinde eğitim, küçük ve birbirine bağlı birimlere ayrılır. Bir ünite tam olarak öğrenilmeden bir sonraki üniteye geçilmez. Süreç şu şekilde işler: Önce öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyi ölçülür, ardından konuya uygun öğretim etkinlikleri yapılır. Eğitim sırasında öğrenciye anında dönüt ve düzeltme verilir. Ünite sonunda yapılan izleme testiyle öğrenme düzeyi kontrol edilir. Eğer hedeflenen seviyeye ulaşılamamışsa, öğrenciye ek süre ve farklı materyallerle 'tamamlama eğitimi' verilir. Bu döngü sayesinde öğrenme açıkları büyümeden kapatılır. Disleksili bir çocuk için bu, harf karıştırma hatasını düzeltmeden kelime okumaya geçmemek demektir.
Tam Öğrenmenin Avantajları ve Merkezimizdeki Uygulama
Bu modelin en büyük avantajı, sınıf içindeki başarı farkını minimize etmesi ve kalıcı öğrenmeyi sağlamasıdır. Çocuk, başarabileceğini gördükçe öğrenmeye olan motivasyonu artar. Kırşehir Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde tam öğrenme modelini özel eğitime entegre ediyoruz. Sabırla, her bir beceriyi tam olarak kazandırana kadar öğrencimizin yanında oluyoruz. Hiçbir öğrencimizi geride bırakmıyor, her birine ihtiyacı olan ek zamanı ve farklılaştırılmış öğretim araçlarını sunuyoruz. Çocuğunuzun eğitimde tam başarıya ulaşması için merkezimizin profesyonel desteğinden yararlanabilirsiniz.