Diskalkuli: Rakamlarla Başa Çıkma Zorluğu
Diskalkuli, bireyin sayısal ilişkileri kavrama, matematiksel hesaplamaları yapma ve aritmetik mantığı yürütme yeteneklerindeki biyolojik temelli bir güçlüğü ifade eder. Genellikle 'matematik disleksisi' olarak adlandırılsa da, diskalkuli tamamen farklı beyin bölgelerini ilgilendiren bir durumdur. Diskalkulisi olan bir çocuk için '5' rakamı soyut bir simgedir; bu simgenin kaç tane nesneye karşılık geldiğini (sayı hissi) kavramakta zorlanır. Bu çocuklar, temel toplama ve çıkarma işlemlerini öğrenseler bile, işlem karmaşıklaştığında veya soyutlaştığında büyük bir tıkanıklık yaşarlar. Bu durumun zeka seviyesiyle hiçbir bağlantısı yoktur; nitekim pek çok diskalkulili birey edebiyat veya sanat alanında üstün başarılar sergileyebilir.
Diskalkuli Belirtileri ve Günlük Yaşamdaki Yansımaları
En belirgin belirti, sayıları ve miktarları karşılaştıramamaktır. Örneğin, 8 ve 6 rakamlarından hangisinin büyük olduğunu söylemekte bir anlık duraksama yaşanabilir. Çarpım tablosunu ezberleyememe, parmakla sayma alışkanlığını bir türlü bırakamama, zaman kavramlarını (dün, bugün, yarın) ve saati öğrenememe de diskalkulinin habercisidir. Günlük hayatta paraların üstünü hesaplayamama, mesafe ve hız tahmininde bulunamama veya bir yemeği tarifine göre ölçüyle yapamama gibi sorunlar yaşanabilir. Yer-yön algısı da genellikle zayıftır; sağ ve sol kavramları yetişkinlik döneminde bile karıştırılabilir.
Ne Yapmalıyım? Matematiği Sevdiren Somut Adımlar
Matematiği kağıt üzerindeki rakamlardan kurtarıp somut nesnelere dönüştürmelisiniz. Sayı boncukları (abaküs), lego parçaları veya gerçek paralarla işlemler yapmak çocuğun zihninde 'miktar' kavramının oturmasına yardımcı olur. Sayı doğrusunu fiziksel bir platform olarak kullanın; evin zeminine bir sayı doğrusu çizin ve toplama-çıkarma yaparken üzerinde ileri-geri zıplatın. Bu, 'hareketle öğrenme' (kinestetik öğrenme) modelidir. Çarpım tablosu gibi ezberlenmesi zor bilgiler için ritmik şarkılar veya görsel kodlar oluşturun. Teknolojiden kaçınmayın; mantığı anladıktan sonra hesap makinesi kullanmasına izin vermek çocuğun matematik korkusunu yenebilir. Sabır bu süreçte en büyük anahtardır; çocuğun bir kavramı anlaması için 100 kez tekrara ihtiyacı olabilir, bu sürecin doğal bir parçasıdır.